Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/titizmermer/public_html/turkhamami/_siteconfig.php:1) in /home/titizmermer/public_html/turkhamami/cp/includes/functions/general.php on line 110
www.turkhamami.com


Ağaoğlu My World Hamam 2008 titiz mermer


İstanbul kuruceşme ottomans otel 2005 titiz mermer


Erenköy Konak Projesi 2006 titiz mermer


Kurna ve Pano


İstanbul Florya Hamam 2009 titiz mermer


İznik çinili çeşme


ANKARA Bilkent Oteli SPA Hamamı 2008 titiz mermer


ANKARA Bilkent oteli kurna ve panosu


Savarona Hamam 1990 titiz mermer


TÜRMENİSTAN Hamam 2008 titiz mermer


Türkmenistan Hamam 2008 titiz mermer



HAMAMLAR - Türk hamamları

HAMAMLAR - Türk hamamları

Anadolu'daki ilk Türk hamam'larından Osmanlı'ya, hatta büyük usta Mimar Sinan'ın istanbul'daki hamam'larına KADAR, dünyaca meşhur Türk hamam'larının asırlık tarihinde bir kültür turu yapmaya ne dersiniz?
Hamam, Türkçe'de "ısıtmak, sıcak olmak" anlamındaki Arapça "hamm" sözcüğünden geliyor. Hamam sözcüğü yaygın olarak günümüzde de kullanılmakla beraber, Anadolu'nun bazı bölgelerinde hamama "sıcak" ya da "ısıcak" da deniyor.
Ancak, bu hamamların sadece temizliğin dışında, toplumsal hayatın olmazsa olmaz bir parçası haline gelmesi ise, Osmanlılar sayesinde gerçekleşiyor.
Anadolu'daki ilk Türk hamamları, camegâh (soyunmalık), soğukluk, ılıklık, sıcaklık, halvet, külhan gibi bölümlerden oluşuyordu. özellikle Osmanlı döneminde önem kazanan hamamlar, genellikle merkezi planlı, tek ya da çifte hamam türündeydiler. Bağımsız olarak yapılan hamamların bir kısmı da külliyeler içerisinde inşa ediliyordu. Hatta rivayet odur ki, bugün hâlâ ayakta durmayı başaran birçok Türk hamamı, zamanında hayır kurumlarına, özellikle de camilere gelir kaynağı sağlamak maksadıyla yapılıyordu.
Anadolu'da Türk hamamları
Anadolu'da Türk dönemi hamamlarının ilk örnekleri ise, bugünkü Güneydoğu Anadolu Bölgesi çevresinde medeniyetlerini yaşatmış Artuklulara ait… Mardin'deki Maristan Hamamı'nın, Anadolu'daki en eski tarihi hamam olduğu, tarihinin de 11. asrın sonları ile 12. asırın başlarına tekabül ettiğini belirtiyor uzmanlar…
Anadolu Selçukluları'ndan günümüze ulaşan hamamların sayısı oldukça az… Bir Danişment yapısı olan, Kayseri ilimizdeki Kölük Hamamı'nın 1210 yılında tamir edildiği biliniyor. Beylikler döneminde de bu toprakların pek çok yöresinde küçük boyutlu hamamlar yapılmıştı.
Osmanlı hamamları
Osmanlı hamamlarının belli başlı karakteristik özellikleri şu şekilde özetlenebilir: işlevsellik ve sadelik mimaride dikkat çekicidir, özellikle mukarnaslı geçişler, değişik örtü düzeni, mermer ve alçı süslemelerle zenginleştirilen iç mekânlar vs… Osmanlı hamamları, sıcaklık ve halvet bölümlerinin düzenlenişine göre haç biçimi dört eyvanlı ve köşe hücreli; yıldız biçimi sıcaklıklı; kare planlı sıcaklığın çevresine yerleştirilmiş halvet hücreli; çok kubbeli; ortası kubbeli; enine sıcaklıklı ve çifte halvetli; soğukluk, sıcaklık ve halvet bölümleri benzer biçimde tasarlanmış olarak sınıflandırılabilir.
Osmanlı hamamlarında soyunma yerinin ortasında genellikle fıskiyeli bir havuz bulunuyordu. Hamam mimarisinin ilk örneklerinde kapalı soyunma yerleri yoktu. Alanı çevreleyen sedirlerin üzerinde açıkta soyunuluyordu. Bu bölümdeki en önemli geleneklerden biri de mermer çay ocaklarıydı.
Mimar Sinan'ın hamamları
Klasik dönem hamam yapılarında bakışık düzende çifte hamam planı egemendir. Bu yapılar kübit gövdeli, yalın mimarilerinin yanı sıra bezemeleri ve örtü düzenleriyle de ilgi çeker. Bu dönemde Mimar Sinan'a bağlanan hamamların on altısı istanbul merkezinde, yedisi üsküdar, Galata ve Boğaziçi'ndedir. Bunların yanı sıra büyük usta Sinan'a bağlanan saray hamamları da vardır. çinili Hamam, Ağa Hamamı, Sinanpaşa Hamamı ilk örnekleridir. Mimar Sinan'ın Ayasofya Hamamı, çinili Hamam, çemberlitaş Hamamı, Ortaköy Hamamı, Kılıç Ali Paşa Hamamı, Süleymaniye ve Beyazıt hamamları, büyük kubbeli yapılara birer misaldir. istanbul'da en büyük kubbeli hamam, 17 metrelik soyunma yeri, kubbe çapı ve 27 metre yükseklikle, günümüzde çarşı olarak kullanılan Mahmutpaşa Hamamı...
istanbul'un hamamları arasında kısa bir kültür turuna çıkmadan önce, şu bilgiyi paylaşmakta fayda var: istanbul'un konak ve yalılarında da çarşı hamamlarıyla benzer planda, daha küçük ölçekte hamamlar vardı. Daha sonra çamlıca Kız Lisesi olarak kullanılan Ahmetratippaşa Konağı'nın mermer oymalı hamamı ile Boğaziçi'ndeki Zarifmustafapaşa Yalısı'nın hamamı bu türün özgün örnekleri arasında sayılabilir. Dolmabahçe Sarayı'ndaki “hünkâr hamamı” ise mimari bir özelliği olmamakla birlikte, süslemeleriyle dikkat çeker.
istanbul'un hamamları
Bir zamanlar istanbul'da 150 büyük, 150 de küçük hamam bulunuyormuş. Evlerde ise toplam 14 bin hamam olduğu söyleniyor. Bugün hâlâ yıkanmak ve temizlenmek gayesiyle kullanılan birkaç istanbul hamamı ise şunlar:
çemberlitaş Hamamı;1584'te III. Murat'ın annesi Nurbanu Sultan tarafından üsküdar'daki Atik Valide Sultan Külliyesi'ne gelir sağlamak maksadıyla yaptırıldı. Mimar Sinan'ın eseri olan hamam, günümüzde çifte hamam olarak hizmet veriyor.
Cağaloğlu Hamamı; 1741'de I. Mahmut tarafından Ayasofya Camii'ne gelir getirmesi maksadıyla inşa ettirildi. Hamamın planlarını Başmimar Süleyman Ağa yaptı, ancak hamam, Abdullah Ağa tarafından bitirildi. Halen çifte hamam olarak hizmet veriyor.
Süleymaniye Hamamı da, Mimar Sinan'ın “kalfalık eserim” dediği Süleymaniye Camii ve külliyesiyle birlikte 1557'de yapıldı. Beyazıt'taki hamam 2001 yılında turistik maksatlı olarak çalışmaya başladı.
Galatasaray Hamamı ise, Galatasaray Lisesi'ne temel oluşturan Galata Sarayı Ocağı içoğlanları Kışla-Mektebi'nin yeniden inşası sırasında 1715'te yaptırıldı. Hamam'a 1965'te kadınlar kısmı eklendi.
Büyük Hamam; 1533'te, hemen yanındaki cami ile beraber Mimar Sinan tarafından yapıldı. Kasımpaşa'daki hamam, günümüzde de çifte hamam olarak kullanılıyor.
Ağa Hamamı; I. Ahmet'in Kiler Ağası Malatyalı ismail Ağa tarafından 1610'da yapıldı. çifte hamam olarak yaptırılan üsküdar'daki Ağa Hamamı hâlâ bu şekilde çalışıyor.
Tellaklar
Yazar Orhan Yılmazkaya, “Aydınlık Kubbenin Altındaki Sıcaklık: Türk Hamamı” isimli kitabında tellaklardan şöyle bahsediyor:
Hamam kültürünün gündelik yaşamda günümüzle kıyaslanamayacak kadar canlı olduğu Osmanlı döneminde, tellaklar da bu kültürün önemli bir parçasıydı. Her dönem sayı konusunda sağlıklı kayda rastlanmasa da, 17. yüzyıl sonunda istanbul'daki hamamlarda kayıtlı olarak çalışan tellak sayısı 2.321 olarak belirtilmiştir. Tellaklar, genelde 13-15 yaşlarındaki gençler arasından seçilerek yetiştirilirlerdi. "Tellak yamağı" denen bu gençlerin, güler yüzlü, güzel vücutlu, canlı, hareketli, hoşsohbet, dayanıklı olmaları istenir ya da bu özellikleri edinmeleri için çalışılırdı. çırağın kalfa olabilmesi için ustanın onay vermesi gerekirdi. Kalfa olması için onay verilenler, bir perşembe günü geleneksel Osmanlı esnaf töreninde ibrişimden siyah peştamal kuşandıktan sonra, önce hamamcı ağasını halvette yıkarlar, daha sonra da hamama gelen itibarlı bir müşteriye çıkarak çalışmaya başlarlardı. Tellakların üzerinde lonca gelenekleri gereği kâhyalar, en tepede de hamamcılar kethüdası bulunurdu. Gençlerin tellak yamağı olarak alınmaları uygulaması ikinci Meşrutiyet'e kadar devam etti. Bu tarihte çıkarılan bir genelge ile 20 yaşından küçük tellak çalıştırmak yasaklandı. Tellaklar geçmişte sabun köpürtmeye yarayan lenger denilen geniş bakır kaplar, hurma kökünden yapılan lifler ve kaba kara kıldan hamam keseleri kullanırlardı. Günümüzde lengerin yerini plastik kaplar, lifin yerini örme sabun bezleri, kıldan keselerin yerini ise kumaş dokuma keseler aldı.
Kutu -Neler Götürmeliyiz?
Günümüzde ufak bir ücret farkıyla her türlü ihtiyacınız hamamdan karşılanabiliyor olsa da siz kendi eşyalarınızı kullanmakta ısrarcıysanız işte yanınıza mutlaka almanız gerekenler: Havlu, şampuan, saç kremi, sabun, takunya (terlik), örme sabun bezi, bakır tas ve bir kıldan kese...
Bir Anadolu ananesi: Adak Hamamı
Anadolu'un birçok yöresinde yaygın bir gelenek olan “adak hamamları”; bir dileği için adak adayan kişinin dileğinin gerçekleşmesi halinde yapılıyor. Adak sahibi, adağı gerçekleştiğinde 24 saatliğine bir hamam kiralıyor. Yakınlarını, komşularını birer mum ya da sabun göndererek bu hamama davet ediyor. Ayrıca kapının önünde duran bir kişi ya da natır bağırarak adak hamamı olduğunu çevreye duyuruyor. Herkese açık olan adak hamamında, yıkanmanın sevap olduğuna inanılıyor.

Kaynak: Su dünyası dergisi


Türk hamamı tanıtan bir hizmet sitesidir. Fotoğrafların telifi ilgili siteye aittir.